Header Ads

Erhan KURUOĞLU - Hedef 30 Mart 2014



 Erhan KURUOĞLU - Hedef 30 Mart 2014


Merhaba sevgili Gazete Bayramiç okuyucuları ;

Bir cennette yaşıyoruz sanki. Yaşadığımız bölgede aklın alabileceği her şey yetişiyor ve yegane geçim kaynaklarımızdan biri de çiftçilik. Fakat çiftçimizin hali nedir kısaca açıklamak istiyorum. Bundan on sene önce çiftçimiz yetiştiriyor satıyor kazanıyordu sadece Türkiye’ye değil arabistana kadar ihracat yapıyordu. Şimdi ise çiftçi can çekişiyor. Ekiyor, bakıyor, ilaçlıyor, topluyor belki satabilirse satıyor satamazsa döküyor.

Neden ? Çünkü kazanamıyor. 1 tl ye yetiştiriyor 1 tl ye satabilirse ne ala. Demiştim ya hani eskiden kazanıyordu diye; o zamanlar meyve sebze fiyatları daha mı pahalıydı diye hayır belki de bundan daha ucuzdu ama ucuz olan sadece fiyatlar değil yetiştirmek te ucuzdu.

Tohum ucuzdu ilaç ucuzdu ve çiftçinin yegane gereksinimi Mazot ucuzdu. Çiftçi kazanıyor halk kazanıyor Türkiye kazanıyordu. Şimdi ise çiftçi kaybediyor halk kaybediyor Türkiye kaybediyor. Hayvancıların durumu ise oda aynı. Eskiden koyun sütünün kilosu 2 TL iken şimdi 1,75 TL. bir çuval yem ise 47 TL, bir balya yonca 17 bir balya saman 6 TL. Yani çiftçi sattığı hayvanının sütüyle anca hayvanını doyurabiliyor. Kendi ise ‘’ ya nasip’’ . Şu cennet topraklarda toprakla uğraşana hayat zor. Ekmek pahalı toplamak pahalı satmak ucuz.

Sevgili okuyucular çiftçinin hali vahim ama ondan vahim olanı Türkiye’ nin hali. Bir yolsuzluktur gidiyor. Suçlananlar ise ne yüzü kızarıyor ne suçlamaları reddediyor. Aksine bu yolsuzluğu ortaya çıkaranları asarım keserim diyerek gözdağı veriyor. Geçtiğimiz günlerde Barcelona futbol kulübü başkanı Sandro Rosell istifa etti. İstifa sebebi ise Brezilyalı futbolcu Neymar’ın transferinde usulsüzlük yapıldığı iddialarıydı. Ödenen paraların açıklamalarının yapılmaması üzerine istifasını yaptı ve şunları söyledi ‘’transferde yolsuzluk ve usulsüzlük yok. Ama basındaki iddialar nedeniyle kendi sahşımdan daha değerli olan kulübüm yıpranıyor.

Mahkemede aklanıp görevime geri dönmek istiyorum’’. Bir futbol kulübü başkanı bile bunu yaparken bizim yolsuzluk yapan ak değil kara yüzlüler bile kızarmadan hala o koltuklara oturabiliyorlar. Hiç biri çıkıp da demiyor ki ülkem Türkiyem zarar görüyor bu yüzden istifa ediyorum aklanıp görevimin başına döneceğim. Bunların hiç biri yapamaz bunu nitekim yapamıyorlar da çünkü istifa edince ne aklana bilirler nede o koltuklara kurulabilirler. Türkiye zarar görmüş görmemiş bunların umurlarında mı? Zaten tek dertleri bu ülkeyi küçük düşürmek 3. Dünya ülkesi haline getirmek. Ama bu kişilere bir tokat ancak siz vurabilirsin. Hani hep diyor ya ‘’sandık’’ diye işte o çok güvendikleri sandıkları onların başına siz geçirin ki Türkiye kurtulsun. Hedef 30 Mart 2014

Geçtiğimiz Cuma 24 Ocak usta araştırmacı, gazeteci ve yazar Uğur Mumcu’nun 21. Ölüm yıl dönümüydü. Çoğu insan Uğur Mumcu’nun neden suikaste uğradığını bilmez. Ben bunu biraz açıklamak istiyorum Uğur Mumcu 24 Ocak 1993’te Ankara’da karlı sokaktaki evinin önünde arabasına konan C4 tipi plastik bombanın patlaması sonucu suikaste kurban giderek yaşamını yitirdi. Suikasti islami hareket, İbda-C, hizbullah, pkk gibi örgütler üstlendi. Suikastin arkasında Mossad ve kontrgerilla’nın da olduğu iddia edilmiştir. Ergenekon davası sanıklarından Ümit Oğuztan iddianamede yer alan ifadesinde ‘’ Mumcu’nun seri numarası silinmiş ve şu anda Irak devlet başkanı olan kürdistan demokratik partisi lideri Celal Talabani’ye götürülen silahlarla ilgili araştırması nedeniyle öldürüldüğünü iddia etti. Uğur Mumcu silah kaçakçılarını araştırdığı için öldü. Şimdi ki tırları kim araştıracak. Silah kaçakçıları belli. Savcılara göz dağı veriyorlar yaptıkları hataları korku saçarak kapatmak istiyorlar ama artık sona geldiler. Artık herkes kimin ne olduğunu olduklarını anladı. Rahmetli Uğur Mumcu gibi cesur insanlar ve gerçekten cesur Cumhuriyet savcıları var. Rahmetli gazeteci ve yazar Uğur Mumcu’yu rahmetle anıyoruz.

KÜLTÜR SANAT

Lev Nikaloyeviç Tolstoy savaş ve barış adlı dünyaca ünlü eserini 12 kez en baştan düzenleyerek yazmıştır. Tiyatronun kökeni ilk insandan bu yana gelmektedir. İlk insanlar avladıkları hayvanların taklitlerini yaparak tiyatronun temellerini atmışlardır.

Günümüzde her şey sanayiye dayanıyor. Tüm makinalar kullandığımız araç gereçler bunları üreten sanayicimizin hali nicedir.

Haftaya sizden gelenler köşesinde paylaşacağım yazımda sanayicilerin sorunlarına değineceğim. Saygılar sunuyorum.

Erhan KURUOĞLU
mail adresi : erhan_ku@hotmail.com



''sizde yayınlanmasını istediğiniz yazılarınızı bayover@msn.com yada mehmeteover@gmail.com adreslerine gönderebilirsiniz''
 

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.